Bir inşaat kazasından çıkan dram | |
|  | |  | Eskişehir'de bir inşaatta kalıpçılık yapan Ömer Bayram, ikinci kattan düşerek ağır yaralandı. Ömer Bayram, haber oldu. Çünkü o emekli olduktan sonra inşaatlarda çalışmaya başlayan emekli bir öğretmendi.İlk bakışta sıradan, her gün yaşanabilecek talihsiz bir kaza haberi gibi. Hurriyet.com.tr'nin nasıl manşeti olur diye düşünülebilir. Olur... Çünkü, bu sıradan bir inşaat kazası değil. Çünkü, kalıpçılık yaptığı inşaatın ikinci katından düşen Ömer Bayram, bu memlekete yüzlerce öğrenci yetiştirmiş ve emekli olmuş bir öğretmen... Ömer Bayram, emekli olup ya da fiilen çalışırken taksicilik, seyyar Milli Piyango satıcılığı, arzuhalcilik, bir işyerinde kasiyerlik gibi ek işler yapmak zorunda kalan onbinlerce meslekdaşı gibiydi. Onun da elinden inşaat işleri geldiği için, dün kalem tuttuğu eliyle artık keser tutuyor, kalıp çakıyordu. Bugün sabah saatlerinde ayağının kayması sonucu düştüğü yerden acilen Eskişehir Devlet Hastanesi'ne kaldırılarak tedavi altına alınan Ömer Hoca'nın emekli olduktan sonra kalıpçılığa başladığı öğrenildi.
MİLLETİN VEKİLLERİ PARAYI NE YAPACAKLARINI ŞAŞIRIRKEN ÇOCUKLARI CÜCÜKLERİ AVRUPALARDA ŞİRKETLER KURUP BARLARDA KIRLARDA KUDURURKEN MİLLET KAN AĞLIYOR ,,, BU TÜRKİYE CUMHURİYETİNE YAKIŞMIYOR BE BABA.....,, |
15:13 - 21/6/2009 - {yok} -
2009 YILI DÜNYA İNSANLARINA SAĞLIK ,BARIŞ MUTLULUK GETİRMESİ DİLEĞİYLE , YIL ARZUNUZ VE UMUTLARINIZLA BERABER GELSİN..... MUTLULUK YAGMURLARI ALTINDA SEMSIYESIZ KALMAN DILEGIYLE…NICE MUTLU YILLARA SEVDICEGIM…
SEVDIKLERINLE BARABER NICE MUTLU VE BASARILI YILLAR DILERIM...
BIZIM HAYATIMIZDA NEHIRLER VARDIR KOPUKLERINDE UMUTLARIMIZI YUZDURDUGUMUZ VE OMRUMUZDE GUZEL INSANLAR VARDIR GORMEYINCE UZULDUGUMUZ.SENEYE GORUSMEK UZERE...
YENI YILIN EN GUZEL MUJDELER,EN GUZEL SUPRIZLERLE KAPINIZI CALMASI VE SIZIN YENI YILI TUM DUNYAYA UMIT SACAN GULUCUKLERLE KARSILAMANIZ DILEGIYLE...
SOYLEMEKTEN UTANMADIGIMIZ,SAYGININ DEGERLI,DUSUNMENIN ONEMLI,UMUDUN SONSUZ OLDUGU,HEP BIRLIKTE GECIRECEGIMIZ BIR YIL...
YENI YILIN DOSTLUKLARIN COGALDIGI BASARININ SUREKLI OLDUGU SEVGININ HIC EKSILMEDIGI YASAMI DOLU DOLU YASADIGIN BIR YIL OLSUN NICE SENELERE.
BELKI YORGUN, BELKI DURGUN YINE MUTLU, YINE UMUTLU NICE SEVGI DOLU YILLARA...
ELA GOZLERINDE KAYBOLDU UMUTLARIM. YENI YILIMIZ ZEHIR ETTIN! YENI YILIN KUTLU VE MUTLU OLSUN!
BULUTSUZ GOKYUZU SENIN OLSUN DEMISTIM, UMITLERIN SOLMASIN, TUKENMESIN DIYE. YENI YILDA HIC UMITSIZ KALMAMAN VE HAYALLERINE KAVUSMAN DILEGIYLE. MUTLU SENELER.
BIR YILI DAHA TUKETMENIN HUZNU YERINE, BIR YILDAN DAHA KURTULMUS OLMANIN SEVINCINI YASAMAYI TERCIH EDIYORUZ. NEDIYELIM, GELEN GIDENI ARATMASIN! IYI SENELER.
YENI YIL BIZLERE KUTLU OLSUN, YENI YIL SIZLERE DE KUTLU OLSUN. SAGLIK, BASARI VE MUTLULUK DOLU OLSUN.
YENI YILDA, HERSEYIN GONLUNUZCE OLMASINI DILER, TUM BEKLENTILERINIZIN GERCEKLESMESINI TEMENNI EDERIM, MUTLU YILLAR. YENI YILA GIRERKEN SEVGI VE BARIS DILIYORUM, SAVASLARIN, ACILARI VE FELAKETLERIN, GECIP GIDEN KOCA BIR YIL GIBI GERIDE KALMASI UMUDUYLA. NICE YILLARA. GELECEGI OLUSTURACAK HER YENI GUNUN BIR ONCEKI GUNDEN DAHA GUZEL, ISTEKLERINIZE UYGUN VE SIZI DAHA MUTLU ETMESI DILEGIYLE. MUTLU YILLAR.
KARDESLIGIN DOGDUGU SEVGILERIN BIRLESTIGI BELKI DURGUN BELKI YORGUN YINEDE MUTLU YINEDE SEVGI DOLU NICE NICE SENELERE ULASMAK UZERE.
YENI YILIN TUM INSANLIGA VE ULKEMIZE BARIS, MUTLULUK GETIRMESI DILEGIYLE TUM DOSTLARIN YENI YILI KUTLU OLSUN.
SEVGI BESTESININ TINILARINI YUREGINIZDE HISSEDECEGINIZ, UMITLERINIZIN DOSTLUKLARLA PEKISECEGI, GULUCUKLERINIZIN HIC BITMEYECEGI, BARIS DOLU BIR YIL DILEGIYLE.YENI YILIN KUTLU OLSUN, HAYATIN HEP MUTLU. GOZLERINE YAS DEGMESIN, GONLUNE ISYAN. SENINLE OLSUN, SEVGILERIN EN YUCESI, ASKLARIN EN TEMIZI.
HER YENI YIL, YENI TAZELENEN UMTULARIN, COGALAN SEVGILERIN HABERCISIDIR. .... YILIDA BOYLE OLSUN AMA HEP GUZEL OLSUN. MUTLU SENELER.
20:06 - 1/1/2009 - {1} -
22:57 - 22/11/2008 - {yok} -
'Ayaklar'a gözaltı
Başbakan Erdoğan ile görüşmek isteyen Limter-İş sendikası üyesi 5 kişi ile 1 gazeteci gözaltına alındı.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan bugün İstanbul Tuzla'daki Dersan Tersanesi'nde bir geminin suya indirilmesi törenine katılacaktı. Tersane işçilerinin sorunlarını dile getirmek için Başbakan’la görüşmek isteyen DİSK’e bağlı Limter- İş Sendikası üyeleri polis tarafından gözaltına alındı. Olay sırasında fotoğraf çekmek isteyen Atılım Gazetesi muhabiri Mustafa Kapar da gözaltına alındı. Gözaltında bulunan işçiler ve Atılım Gazetesi muhabiriyle konuştuk. www.gercekgundem.com
Sanal ortamda 'vali istifa' kampanyası
İstanbul Valisi Muammer Güler’in istifa etmesine yönelik bir site kuruldu. 1 Mayıs’ta meydana gelen olaylardan dolayı Güler’in istifası istenen http://www.valiistifa.net/index.php adresinde imza kampanyası başlatıldı. “Vali istifa!” başlığıyla sitede yer alan açıklamada, Güler tarafından 1 Mayıs’ın, bir önceki yıl gibi İstanbul halkı için işkenceye dönüştürüldüğü savunularak, “Vali Muammer Güler’in istifa etmesini talep ediyoruz” denildi. www.habercem.com
......AKP NİN KARŞI GELMEDİĞİ TEK BİR KONU KALMADI ............
....SONUNDA KENDİLERİNİN TATİL OLARAK ÖNERGE VERDİKLERİ İŞÇİ BAYRAMIDA HUZURSUZ ORTAMA TAŞINDI...
İNŞALLAH KİMSEYE BİRŞEY OLMAZ ..ALLAH İŞÇİNİN EMEKÇİNİN YANINDA OLSUN.
..... POLİS MEMURLARININ SAĞ DUYULU OLMALARINI TEMENNİ EDİYORUM... ÇÜNKÜ ONLAR İŞÇİ ÇOCUKLARI...

İstanbul Taksim Meydanı ve çevresinde 1 Mayıs nedeniyle güvenlik önlemleri alınmaya başlandı.
Sendikaların 1 Mayıs'ı Taksim Meydanı'nda kutlama ısrarları üzerine güvenlik önlemleri bugünden başladı. Meydanın çevresi güvenlik bariyerleriyle çevrildi, meydana girmek isteyenler için de geçiş noktaları oluşturuldu. Meydandaki polis sayısı artırılırken, MOBESE kameraları kontrol edildi. Canlı yayın araçlarının konuşlanabilmesi için Gezi Parkı'nda önlemler alındı.

İŞÇİ BAYRAMININ TARİHİ (VİKİPEDİ) İnternet ansiklopedisi...
İlk kez 1856'da Avustralya'nın Melbourne kentinde taş ve inşaat işçileri, günde sekiz saatlik iş günü için Melbourne Üniversitesi'nden Parlamento Evi'ne kadar bir yürüyüş düzenlediler.
1 Mayıs 1886'da Amerika İşçi Sendikaları Konfederasyonu önderliğinde işçiler günde 12 saat, haftada 6 gün olan çalışma takvimine karşı, günlük 8 saatlik çalışma talebiyle iş bıraktılar. Şikago'da yapılan gösterilere yarım milyon işçi katıldı. Luizvil'de (Kentaki) 6 binden fazla siyah ve beyaz işçi, birlikte yürüdü. O dönemde Luizvil'deki parklar, siyahlara kapalıydı. İşçiler, sokaklarda yürüdükten sonra hep birlikte Ulusal Park'a girdi. Her eyalet ve kentte, siyah ve beyaz işçilerin birlikte yaptığı gösteriler, gazeteler tarafından, 'Böylece önyargı duvarı yıkılmış oldu' şeklinde yorumlanmıştı
Bu gösteriler 1 Mayıs'ı izleyen günlerde tüm harareti ile devam etti ve 4 Mayıs'ta kanlı Haymarket Olayı'na yol açtı.
Uygulanan yasal baskılarla bu gösterinin tekrarlanması engellendi. 1889`da toplanan İkinci Enternasyonal'de Fransız bir işçi temsilcisinin önerisiyle 1 Mayıs gününün tüm dünyada "Birlik, mücadele ve dayanışma günü " olarak kutlanmasına karar verildi. Böylece ikinci gösteri 1890 yılında yapılabildi.
Türkiye'de İşçi Bayramı

Osmanlı döneminde işçi örgütlenmesinin en gelişmiş olduğu yer Selanikti.
- 1911 yılında Selanik’te, tütün, liman ve pamuk işçileri, 1 Mayıs gösterisi düzenleyerek bu günü kutladılar.
- 1912 yılında İstanbul`da ilk defa 1 Mayıs kutlaması gerçekleşti.
- 1923 yılında 1 Mayıs günü yasal olarak "İşçi Bayramı" ilan edildi.
- 1924`te hükümet kitlesel 1 Mayıs kutlamalarını yasakladı.
- 1925`te çıkan Takrir-i Sükun Yasası, İşçi bayramını kutlamayı yasakladı ve uzun yıllar bu yasak geçerliliğini korudu.
- 1935 yılında 1 Mayıs`a "Bahar ve Çiçek Bayramı" adı verildi ve ücretsiz tatil günü ilan edildi.
Türkiye Cumhuriyeti döneminde işçi hareketleri yüzyılın ikinci yarısından itibaren ivme kazandı.
- 1976 yılında uzun yıllar sonra ilk defa geniş katılımlı 1 Mayıs kutlaması Taksim`de DİSK`in organizasyonu altında gerçekleşti.
- 1977 yılında İstanbul Taksim Meydanı'nda en geniş katılımlı 1 Mayıs toplantısı düzenlendi. Ancak, devlet, göstericilerin üzerine ateş açtı ve göstericilerden 34'ü, yaralanarak ve üstlerine ateş açılması sonucu çıkan izdihamda ezilerek öldü. Dolayısıyla, 1977 tarihli 1 Mayıs, tarihe Kanlı 1 Mayıs olarak geçti
- 1979`da Sıkıyönetim Komutanlığı İstanbul`da miting yapılmasına izin vermedi, sokağa çıkma yasağı ilan etti. Buna rağmen istanbul sokaklarında yüzbinlere ulaşan rakamlarla korsan 1 Mayıs kutlandı.
- 1981`de Milli Güvenlik Konseyi 1 Mayıs`ı resmi tatil günü olmaktan çıkardı.
- 1989`da trafik polisinin açtığı ateş sonucu işçi Mehmet Akif Dalcı yaşamını yitirdi.
- 1996`da Kadıköy`de (Taksim Alanı yasaklıdır) 1 Mayıs kutlamalarına yaklaşık 150 bin kişi katıldı. Eylemin ilk dakikalarında polisin silahsız göstericilere açtığı ateş sonucu 3 kişi hayatını kaybedince, Kadıköy`de büyük bir kitlesel isyan gerçekleşti. Bu olaydan sonra Kadıköy 2005 yılına kadar 1 Mayıs kutlamalarına yasaklı kaldı. Ayrıca telsizinin sesini açık unutan bir sivil polisin göstericiler tarafından oldukça şiddetli bir şekilde dövülmesini Star televizyonu`nun naklen duyurması ve bir başka yerde polislerin eğlenerek seyrettiği bir linç girişimini de naklen yayınlamasıyla hafızalara kazınmıştır.
- 2006 yılında en geniş katılımın yaşandığı ilçe Kadıköy oldu. Çeşitli sendikalar ve gruplar saat 12.00 sularında Rıhtım Caddesi`ne yürüdü. Düzenlenen miting sonrası saat 16.00 sularında gruplar tamamen dağıldı.
- 2007 yılında 1 Mayıs'ı tekrar Taksim'de kutlayarak aynı zamanda 1977 de olan olayları anmak isteyen grupları polis silah, biber gazı, gaz bombası kullanarak durdurmaya çalıştı. 100'den fazla kişi yaralandı.Valiliğe göre 580, diğer kaynaklara göre 700'e yakın gözaltı gerçekleşti.İbrahim Sevindik adındaki bir vatandaş hayatını kaybetti.
- 2008`de önce ÖDP Genel Başkanı Ufuk Uras,sonra AKP'li milletvekilleri 1 Mayıs'ın resmi tatil olması için yasa teklifi verdiler.
20:02 - 30/4/2008 - {yok} -
FOTOĞRAF kısa anlatım
AKP YANLI BASIN ALIŞTIRMA YAPIYOR HERZAMANKİ GİBİ İFTİRA VE YALAN YANLIŞ HABERLERLE ÜLKEYİ KARIŞTIRMAYA RANTLARINI ARTTIRMAYA ÇALIŞIYORLAR SON ÖRNEKLER ... DAHA SAPTIRICI VE AMAÇLARINI ORTAYA DÖKMEKTE ,YİNE ALEVİLER YİNE ALEVİLER ....
A ksiyon'dan prokovatif yayın
Aksiyon Dergisi,Türkiye'de resmi ideolojinin makbul kabul ettiği "Sünni-Hanefi-Türk" prototipinin dışında kalan kesimleri hedef alan haberlerle, Alevileri terör örgütleri içerisinde göstermeye çalışıyor.
Özellikle son birkaç sayısında Aleviler ile PKK isimlerini yan yana kullanmaya 'özen gösteren' derginin haberleri toplumda Alevi düşmanlığını besleyecek nitelikte. "Alevilerin Hristiyanlaştığı, Alevilerin misyonerlerin hedefinde olduğu, Kripto Ermeniler, Gizli Ermeniler Alevilerin içinde, Kürt Aleviler Ermeni'dir, Aleviler PKK içinde etkili" gibi söylemleri kullanan dergi benzer yayınları bir süredir sürdürüyor...
ZAZALAR YERİNE ALEVİLER
Derginin daha önceki bir haberinde terör örgütü PKK'daki Kürt-Zaza kavgasına dikkat çekilerek, Zaza oldukları için görevden alınan onlarca teröristin idam edildiği, idam edilenlerin yerine Ermeni ve Alevi asıllı PKK'lıların getirildiği belirtilmişti.
TERÖR HARİTASI VE ALEVİLER
Aksiyon dergisinde bir süre önce İstanbul'un terör haritası başlıklı bir haber yayınlanmış, haberde hiçbir islamcı ve sağ terör örgütüne yer verilmezken, marjinal sol örgütlerin Alevilerden beslendiği ima edilmişti. Haberde Fatih-Çarşamba bölgesine ise hiç değinilmemişti! Habercem.com/Zaman www.haber1.com
|
'Tecavüz ettiği kız, arkadaşının torunu'
B.Ç.'nin babası Bekir Ç. ise “Üzmez'i biz 20 yıldır tanıyoruz. Kendisi, kayınpederimin arkadaşıydı” dedi.
14 yaşındaki B.Ç.'nin tutuklanan annesi Livaze Ç. ifadesinde Hüseyin Üzmez'in kendisiyle de ilişkiye girdiğini öne sürdü.
|
|
|
Mudanya'da tecavüz suçlamasıyla gözaltına alınan ve çıkarıldığı mahkemede 14 yaşındaki B.Ç.'ye ‘cinsel istismar’ suçundan tutuklanan Vakit gazetesi yazarı 78 yaşınhdaki Hüseyin Üzmez, cezaevinde can güvenliği nedeniyle tek kişilik koğuşa konuldu. İlköğretim okulu öğrencisi B.Ç.'nin tutuklanan annesi Livaze Ç. de ifadesinde Hüseyin Üzmez'in kendisiyle de ilişkiye girdiğini öne sürdü.
Vakit gazetesi yazarı ve televizyon programlarındaki konuşmalarında ‘şeriat’ yanlısı tavrıyla tanınan Hüseyin Üzmez, cumartesi gecesi Bursa'nın Mudanya İlçesi'nde, İnegöllü Ç. Ailesi'nin ilköğretim okulu öğrencisi 14 yaşındaki kızları B.Ç.'ye tecavüz ettiği iddiasıyla gözaltına alındı. Mudanya Emniyet Müdürlüğü'ndeki sorgusundan sonra dün adliyeye sevkedilen Hüseyin Üzmez, savcılıkta ve nöbetçi mahkemede 5 saat ifade verdikten sonra, B.Ç.'ye ‘cinsel istismarda bulunduğu’ iddiasıyla akşam saatlerinde tutuklandı.
Bursa'nın İnegöl İlçesi'ndeki Şükrü Nail Paşa İlköğretim Okulu 8-A sınıfı öğrencisi B.Ç.’nin annesi Livaze ve babası Bekir Ç. de, ‘Çocuklarını fuhuşa teşvik etmek’ suçundan gözaltına alınıp, adliyeye çıkartıldı. Anne Livaze Ç. tutuklanırken, baba Bekir Ç. tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.
KARISI DA KENDİSİNDEN 50 YAŞ KÜÇÜK
Hüseyin Üzmez'in 5 yıl önce Bursa'da nikah kıydığı kendinden 50 yaş küçük Ayşe Yılmaz'ın ailesi bu evliliğe karşı çıkmış ve nikaha gitmemişti.
Bursa'nın Arabayatağı Mahallesi'nde kuruyemişçilik yapan kayınpeder Mustafa Yılmaz sonradan bu evliliği onayladıklarını,
“Peygamber Efendimiz de Ayşe anamız 9 yaşındayken evlenmişti. Kızımın evlenmesine ilk zamanlar karşıydım ama sonradan normal karşıladım” demişti.
(para herşeye kadir)
İLK SİLAHLI SAĞ EYLEMCİ
Malatyalı olan Hüseyin Üzmez, 1952 yılında henüz lise öğrencisiyle gazeteci Ahmet Emin Yalman'a suikast girişiminde bulundu. ‘İlk sağ eylemci' olarak bilinen Hüseyin Üzmez, Ahmet Emin Yalman'ı öldürmeye teşebbüs suçundan mahkum oldu ve 10 yıl hapis yattı.
Cezaevinden çıktıktan sonra yarıda bıraktığı liseyi, ardından da Hukuk Fakültesi'ni bitiren Hüseyin Üzmez, bir dönem Turgut Özal Hükümeti'nde Sağlık Bakanı Mehmet Aydın'ın özel danışmanı olarak görev yaptı. Hüseyin Üzmez, bazı sağ partilerde görev almış ve MÇP'de genel başkan adayı olmuştu.
TEK KİŞİLİK KOĞUŞTA
Tutuklanıp Bursa E Tipi Kapalı Cezaevi’ne konulan Hüseyin Üzmez, küçük yaştaki kıza yaptıkları nedeniyle diğer mahkumlar tarafından saldırıya uğrayabileceği indişesiyle, tek kişilik koğuşa konuldu. Geceyi uyumadan geçiren Hüseyin Üzmez’in uzun süre bu koğuşta kalacağı belirtildi.
Yetkililer, lise yıllarında Gazeteci Ahmet Emin Yalman’a düzenlediği suikast nedeniyle 10 yıl cezaevinde yatan Üzmez’in, Bursa E Tipi Kapalı Cezaevi’ndeki ilk gecesinin, kendisi için 10 yıldan çok daha ağır olduğunu söylediğini öne sürdü.
VAKİT gazetesi ve benzeri gazeteler TÜM delillere rağmen ,herzaman kullanılan kargaların bile güldüğü şu cümleyi yazmış... KOMPLO
|
VAKİT gazetesi YAZARI KÜÇÜK KIZA
TECAVÜZDEN TUTUKLANDI
| Altaylı Vakit'e sodu:'Var mı buna da bir kılıfınız?' |
 |
Fatih Altaylı İnternet Gazetesi Habertürk'teki köşesinde, Vakit Gazetesi'nin yaşı küçük çocuğa tecavüzden tutuklu yazarı Hüseyin Üzmez'i savunmasını eleştirdi.Üzülmez'e komplo yapıldığını savunan gazeteye atıfta bulunarak ' Bu iş komploysa küçük kız Ergenekoncu olmasın' dedi. Altaylı'nın yazısı şöyle devam ediyor:
Vakit Gazetesi yazarı Hüseyin Üzmez, 14 yaşındaki bir çocuğa cinsel tacizden tutuklandı. İfadeler ortaya koyuyor ki, annesiyle de ilişkisi varmış. Vakit gazetesi ve benzerleri olayı geçiştirmeye örtbas etmeye ve “Komplo kuruldu” demeye çalışıyorlar. Aslına bakarsanız “Sapıklık” her yerde var. Ama olaya karşı takınılan tutum ilginç. “Komplo” diyorlar. Küçük kız detaylar vermiş. 'Ayıptır rezil adam” diyeceklerine sahip çıkıyorlar. Aslında bu konuda yazmak bile istemezdim ama merak ediyorum, aynı şeyi yapan “Şeriatçı taifiden” biri değil de, karşı düşüncedeki bir yazar olsaydı Vakit ne manşet atardı. Önemli olun bu. Rezillik olan bu. Yoksa sapığın dini mi olur,.inancı mı! Heryerden çıkabilir, çıkar. Önemli olan bu sapıklığa karşı takınılan tutum, alınan tavır. Küçücük kız olan biteni bütün çıplaklığı ile anlatıyor. Safça masumca.Şeriatçı taife diyor ki, “Komplo” Tabii komplo. Hatta 14 yaşındaki kızı Ergenekon sanığı olarak gözaltına alın ki, komplo olduğu iyice anlaşılsın. Sapıklık bir ruhsal bozukluk. Dini imanı olmaz. Peki ya sapığa sahip çıkmak nasıl bir bozukluk.Beni şaşırtan Hüseyin Üzmez’in yaptığı değil, ona sahip çıkılması. Bu arada aklıma Tekbir Giyim’in sahibinin söyledikleri geliyor. Üç eşli olmasını gururla açıklarken, bunu dini gerekçelere bağlıyor ve bunun zinanın önüne geçtiğini söylüyordu. Peki Hüseyin Üzmez’in durumunu nasıl açıklayacağız!Var mı buna da bir kılıfınız... | İyi ki dönmüşüm
KOSKOCA adamların, hiç utanıp sıkılmadan, "Tamam, bizim adamımız bir yaramazlık yapmış olabilir ama sizin adamlarınız da yaramazlık yapmıyor mu?" diye kendilerini savunduklarını gördükçe... İyi ki dönmüşüm diyorum...
Bir zamanlar konuşmalarını "Sartre’ın Nobel’i ret konuşması"nı dinler gibi heyecanla dinlediğim saygıdeğer insan Abdurrahman Dilipak’ın, bu kadar yüz kızartıcı bir olay karşısında "Belki kıza nikah yapmıştır" gibi bir mazereti dile getirdiğini gördükçe... İyi ki dönmüşüm diyorum...
"Güzel ahlakı tamamlamak" için gönderilmiş bir önderin davasının, bırakın güzel ahlakı, ahlakın kendisini paçavra eden adamların eline düştüğünü gördükçe... İyi ki dönmüşüm diyorum...
Bugün "Konu yargıdadır" diye ortalığın tozunu attıranların, daha dün ortada bir yargı kararı falan olmadığı halde "Ergenekoncular pornocu çıktı" diye manşet attığını gördükçe... İyi ki dönmüşüm diyorum...
Kendisine köşe açıp sözüm ona İslam davasını savundurdukları bir yazarın, "yeryüzünün en aşağılık suçunu işlediği iddiasıyla tutuklanmış" olması karşısında biraz utanıp sıkılmak, şöyle sessiz bir "Tövbe estağfurullah" çekmek yerine, bin dereden su getiren sıkılmazları gördükçe... İyi ki dönmüşüm diyorum...
"Biz Müslümanların gür sesiyiz" diyerek hava basan adamların, bırakın İslam’ı, insanlığın bile kabullenemeyeceği iğrenç bir suçlamayla karşı karşıya kaldıklarında, "Ama manken kız da tostumu yedim bekliyorum diye mesaj atmıştı" gibi abuk bir savunmayla kendilerini temize çıkartma gayretlerini gördükçe... İyi ki dönmüşüm diyorum...
Kendi gettolarından birinin karşılaştığı küçük ya da büyük her türlü suçlama karşısında "Komplodur komplo" diyen ve böylece kendilerini rahatlatan adam ya da kadınları gördükçe... İyi ki dönmüşüm diyorum...
Yapılması gereken
DOĞRUDUR... Hüseyin Üzmez hakkında mahkeme henüz son sözü söylemiş değildir...
Ancak...
Hukuk sisteminde "tutuklama kararı", sanığın aleyhinde çok ağır bir tedbirdir...
Tutuklama kararının verilebilmesi için, "çok kuvvetli suç şüphesi" olması gerekir...
"Soyut isnat" üzerine tutuklama kararı verilemez...
"Somut deliller" söz konusu ise, tutuklama kararı verilebilir...
Hüseyin Üzmez ile ilgili işin hukuki kısmı budur...
Peki böyle bir durumda...
İslami değerleri savunduğunu iddia eden bir gazetenin yöneticisi ne yapar?
Düşünün: Köşe verdiği adam 14 yaşındaki bir kız çocuğuna cinsel tacizden gözaltına alınmış... Hatta adam, "çok kuvvetli suç şüphesi" ile tutuklanmış...
Evet, ne yapar böyle bir gazetenin yöneticisi?
Ne yapacak?
Önce utanır, sıkılır, boğulacak gibi hisseder kendisini... "Biz nasıl oldu da böyle bir adama köşe verdik" diye hafiften bir muhasebeye girişir... Ardından "Mahkeme kararını vermiş olmasa da herhangi bir yazarımın böyle bir suçlamayla tutuklanmasını dahi kabul edemem" der... Mahkeme tamamlanıncaya kadar yazarıyla ilişkisini keser... "Komplo" demez... Hatta sorumluluğun daha fazlasını üzerine alıp, "Utanç duyuyoruz" diye manşet atar... "Savunma" psikozuna girmez...
Ama tabii bunları yapmak için...
O gazete yöneticisinin yüzünün kızaracak denli gelişmiş bir ahlaka sahip olması gerekir...
Tutturmuşlar Fadime diye
"HÜSEYİN Üzmez olayı", 28 Şubat’ta ortaya çıkan "Fadime olayı"na benziyormuş...
O zaman şu "Fadime olayı"nı anımsamakta yarar var...
Kimdi Fadime?
Ali Kalkancı adlı bir şeyh bozuntusunun tezgahına düşmüş türbanlı bir kızdı...
Kalkancı’nın kendisine büyü yaptığına inanıyordu...
Büyüyü bozdurmak maksadıyla Aczmendi Lideri Müslüm Gündüz denilen soytarının eteğine yapışmıştı...
O da sakalını sıvazlayıp, "Büyüyü bozmam için seninle yatmam gerekir" demişti...
Fadime de razı olunca...
İş yatak faslına gelmişti...
İşte tam o sırada polisler Müslüm Gündüz’ün evine baskın vermiş ve Müslüm denilen adam yarı çıplak yakalanmıştı...
Evet...
Ne bir eksik, ne bir fazla... Budur Fadime olayı...
* * *
İslami kesimde yıllardır bu olay üzerine şu teraneler dile getiriliyor:
"Bu olay 28 Şubat’ı yapanların işine gelmiştir... 28 Şubat yanlıları bu olayı her akşam ekranlara getirerek kullanmışlardır... Müslüm aslında 28 Şubatçıların adamıydı... Fadime komplonun tam göbeğinde yer almıştır... Hatta Ali Kalkancı da İslam düşmanı bir adamdı..."
Bu teranelerin hiçbir anlamı ve karşılığı yoktur...
Değil mi ki sen Ali Kalkancı gibi sahtekarlarla hesaplaşmıyorsun... Değil mi ki sen her gördüğün sakallıyı koruman altına alıyorsun... Değil mi ki sen bu tür komplolara zemin hazırlıyorsun... Değil mi ki sen kendi içinden çıkan adamların rezilliklerine kol kanat geriyorsun... Değil mi ki sen getto mantığını terk edemiyorsun...
O halde sana komplo kurarlar kardeşim... Bu yüzden "Bana komplo kuruyorlar" diye ağlayıp sızlamaya hiç mi hiç hakkın yoktur...
22:26 - 27/4/2008 - {yok} -
YA OLDUĞUN GİBİ YADA GÖRÜNDÜĞÜN GİBİ OL
Motorlu araç sayısı 11milyonu aştı
BUDA DAHA ÇOK VERGİ PUL PARASI ,
TRAFİK CEZASI DEMEK ,
ÖNEMLİ OLAN KASAYA GİREN PARA DEMEKTİR....
Türkiye’deki toplam araç sayısı 1997 yılında kaç adetti?
5.9 milyon
2007 yılında bu sayı ne oldu?
11 milyon adet...
Artış ne kadar?
Yüzde 85.
Peki aynı yıllarda otomotiv yakıtı tüketimi ne kadar?
1997’de 11.6 milyon ton.
2007’de 17 milyon ton.
Değişim ne kadar?
Yüzde 39.
Milyonlarca araç su ile çalışmıyorsa burada elle tutulur gözle görülür miktarda akaryakıt kaçak kullanıldı.
Kaybımız ne kadar?
BURDA BİR SORUN VAR ,BAŞKA GEMİCİKLER MEMLEKETİN KAYMAĞINI SIYIRIYOR ,
İŞTE AKP FARKI ... ÇETELER DURDURULMUŞ MİLLET....
AKILLI KOCA KAFALAR ÇOK AKILLI...
TÜRBAN ÖRTÜ
Türkiye'deki toplam motorlu araç sayısı, dört ayda yüzde 1.8 oranında artarak, 2005 Nisan sonu
itibarıyla 10 milyon 422 bin 987 adede yükseldi.
2004 yılı sonu itibarıyla Türkiye'deki toplam motorlu araç sayısı, 10 milyon 236 bin 358 adet idi.
DİE verilerine göre, Türkiye'de Nisan sonu itibarıyla toplam motorlu araçların yüzde 52.6'sını,
bir başka deyişle 5 milyon 486 bin 456'sını, arazi aracı dahil otomobiller oluşturuyor.
OLACAĞI GÖRMEDİM DEME
YANLIŞ POLİTİKA sürdürülen, üretimi olmayan
TÜRKİYEnin sömürü haline gelen
ortamında zamlar birbirini kovalamak zorunda ....
KOVALIYACAKTA..
BENZİNE ZAM

Benzin pompa fiyatları bugünden geçerli yaklaşık yüzde0.85 ile yüzde 1.28 oranında arttı..
Benzinlerde rafineri çıkış fiyatının artırılmasından sonra, pompa fiyatları bugünden geçerli
yaklaşık yüzde0.85 ile yüzde 1.28 oranında arttı.
Artırımın parasal karşılığı, litrede benzinlerde 2-3 YKr, bir başka deyişle depoda
1.2-1.8 YTL'yi buluyor. Rafineri çıkış fiyatındaki artırım sonrası ana dağıtım firmaları,
pompa satış tavan fiyatlarını belirlemeye başladı.
Buna göre Ankara'da kurşunsuz benzinin fiyatı Petrol Ofisi bayilerinde 2.38 YTL'ye İstanbul'un
Anadolu yakasında 2.39 YTL'ye, İzmir'de ise 2.38 YTL'ye çıktı.
OPET'de ise kurşunsuz benzinin fiyatı Ankara'da 2.38 YTL, İstanbul'un Anadolu yakasında
2.39 YTL'ye, İzmir'de ise 2.38 YTL'ye yükseldi.
Shell'de ise kurşunsuz benzinin fiyatı Ankara'da 2.38 YTL, İstanbul'un Anadolu yakasında
2.39 YTL'ye, İzmir'de ise 2.38 YTL'ya çıktı.
Akaryakıt fiyatlandırmasındaki serbesti nedeniyle, pompa fiyatları dağıtım şirketleri tarafından belirleniyor.
Fiyatlar dağıtım şirketleri yanında, aynı grubun akaryakıt bayileri arasında bile farklılık gösterebiliyor.
23:09 - 21/4/2008 - {yok} -
FOTOĞRAF kısa anlatım
İMF DÜNYAYA YOKLUK VE YOKSULLUK SAÇIYOR
KURULUŞ VE AMAÇLAR
Uluslararası para fonu (IMF) , Dünya Bankası ile birlikte 1944 yılında toplanan Bretton Woods Konferanslarında kurulmuş ve 1946’da faaliyete geçmiştir. Başlıca amacı, uluslararası para sisteminin düzenli şekilde işlemesini sağlamak ve üye ülkelerin dış ödeme güçlüklerinin çözümüne katkıda bulunmaktır. IMF , sabit kurlu Bretton Woods sisteminin yürütülmesinden sorumlu bir kurum olarak ortaya çıkmakla birlikte, bu sistemin yıkılışından sonra da uluslararası mali düzeni sağlamakla ilgili görevlerini sürdürmektedir. IMF’ye üye ülkeler aynı zamanda Dünya Bankası’na üyedirler. Her iki kuruluşun merkezi de Washington D.C.’dedir. Üye ülke sayısı bugün 180 civarındadır. Türkiye 19,12,1947 tarih ve 5016 sayılı yasa ile IMF ve Dünya Bankası’na resmen üye olmuştur.
• Kuruluş Yapısı
Fon’un en üst karar organı Guvernörler Kuruludur (board of Governers) .Üye ülkelerin maliye bakanları veya merkez bankalarının başkanlarından oluşur ve yılda en az bir kere Dünya Bankası ile birlikte toplanır. Fon’un sürekli karar organı Yürütme Kuruludur. Günlük işleri yürütmekle görevlidir. Fon’a belirli konulardaki çalışmalarında yardımcı olmak üzere kurulan bazı komiteler vardır. Bunlardan önemli birisi Geçici Komitedir. Yılda birkaç kez toplanır. Uluslararası para sisteminin yönetimi ve uygulamanın gözetlenmesi işleri ile uğraşır. Para sisteminin düzgün işleyişini tehdit edecek gelişmeleri önlemek üzere raporlar hazırlar, Guvernörler Kuruluna sunar. Diğer bir komite de Kalkınma komitesidir. Az gelişmiş ülkelere mali kaynak transferi ile ilgili konularda çalışmalar yapar, önerilerde bulunur.
İMF Borç batağına düşen ülkeler SOS vermeye başladı, sebebiyse koyduğu kotalar ,Tarım ürünlerine ve üretime koyduğu kotalar nedeniyle , kendine yetemeyen ülkeler dış pazarlara hücüm ederken , pazarın kat ve kat fiat yükseltisine sebeb olmaktalar.TARIMLA anılan ülkemizde bunlardan biri şeker pancarına, buğdaya, ayçekirdeğene, soya fasulyesine,verilen DÜŞÜK fiyatlar ve kotalar nedeniyle durmuş durumda ....BİR An önce İMF Devre dışı bırakılıp tarım reformu yapılmalı ve MUSTAFA KEMAL ATATÜRK ün Efendileri yeniden , değer görmeli.....Aksi halde yokluk yoksulluk ve işsizlik yanında ülkemizi , KITLIK SARACAK.....
Cenevre Brezilya ve Arjantin'in IMF'ye olan toplam 25 milyar dolarlık borçlarını vadesinden önce ödeme kararından sonra, kurumun 2006 bütçesinde 116 milyon dolarlık bir açık olacağı öngörülüyor.
Bünyesinde 139 ülkeden 2,860 kişiyi barındıran IMF, maaşlarını bile ödeyemeyecek hale mi geldi yoksa?
Kendini döndürecek, masraflarını karşılayacak parayı Türkiye gibi ülkelere verdiği borçların faizinden kazanan IMF'yi, zamanından önce terk eden sadece bu iki ülke değil.
2004'te Rusya,
2003'te Tayland
Borçlarını kapatıp yollarına IMF'siz devam etmeyi seçti. Bir zamanlar aynı anda 32 ülkede stand-by yürüten kurum, 2005 yılında ancak altı müşteri bulabilmiş kapısını çalan. Bunların arasında Türkiye, kuruma olan 10 milyar dolar civarındaki borcuyla en borçlu ülke durumunda. IMF'nin toplam alacaklarının çoğu Türkiye'den.
Borcunu zamanından önce ödese ya da ertelese IMF masraflarını karşılayacak parayı başka yerlerden bulmak zorunda kalacak. İroniye bakın ki, varlığını sürdürebilmesi için IMF, Türkiye'ye neredeyse muhtaç oldu.
Bizler halk olarak bu borcu ödeyelim her kesimden ses getireceğine adım gibi eminim...
öncelikle MİLLETVEKİLLERİMİZ in Bu borç batağına karşılık AYLIKLARINDAN biraz fedakarlık yapacaklar ,
VE tüm halka seslenecekler
-TÜRKİYE BAĞIMSIZLIĞINI kazanmak istiyor....HAYDİ TÜRK HALKI AYA KALK....
İnanıyorumki herkesim , ekmeğinden fedakarlık yapıp katılacaktır.Haydi bakalım borç kalıyormu kalmıyormu....
RANTÇILARIN önü kesilmeli TÜRK MALI önceliği gündeme getirilmeli.......BİZİM bağımsızlığını kazanmış ülkelerden aşağı kalır neyimiz var......
MİLLETVEKİLLERİMİZE DUYRULUR BUNUN SAĞI SOLU YOK BATAN GEMİDE HERKESİM BOĞULUR.....
BENDEN SÖYLEMESİ
21:05 - 14/4/2008 - {yok} -
Bu anlık resimler ,çoğu çocuğun tv veyahut bilgisayar başında veyahutda sıcak yatağında yattığı saatlerde
ADANANIN en işlek sokaklarında karelendi...
******> ******>
Ağırlıkta iş sahalarının olduğu ,bir cadde ....çevrede bulunan işyerlerinden çöp atma saatleri , birkaç parça çöp poşeti ve çöp torbası bidonların dibine bırakılır herbiri nerden çıkıp geldiği belli olmayan aç sokak kedileri gibi çocuklar ,hırsla çöpe yöneliyorlar.Hemde birbirlerini parçalarcasına,çöp poşetlerine korkmadan ellerini geçiriyorlar....

Büyük olan ve diyerlerine gücü yeten çocuk ,onları bağırtı , çağırtı küfür içerisinde kovalıyor.
Tabi babasının malı değil ama anca kendine yeter bu artıklar.....Diğerleride korku ve bulaşmama adına terk ediyorlar o çöplüğü....
Fazla değil Dakikalar sonrası çöpçüler gelir ,biri aniden çocuğun torbasına hamle eder çocuk emeğini kaptırmamak uruna , epey uğraşır.Fakat bunlarda devlet ve kendisinden büyükler...Ddayatmalarla elindeki topladığı hurdayı bırakır ve başka çöplere yönelir TAKİ sabah oluncaya değin...(çöpçülerde çıkan hurdaları kendilerine göre ayırıp , hurdacılara satmaktalar.Aldıkları maaş ASGARİ ÜCRET )
(siyaset odaklarında bunlar dile alınmadığı gibi görükmemektedir bile ..... onlar milletvekili olurkende bu sokaklarda özel şöförleriyle geziyorlar , onlar çocuklarını avrupa dedikleri salamlı memleketlerde acı ,yokluk çekmeden büyütüyorlar....onlar bunları bilmiyor değil bilmemezlikten geliyorlar çünkü insanlar cahil ve muhtaç kaldıkça siyasetçiler yaşamlarını sürdürebiliyorlar...)
Başlıkla alakalandırmak size kalsın ...... HÜRMETLE EFEM
14:59 - 15/2/2008 - {1} -
FOTOĞRAF kısa anlatım
TÜRKİYEDEN KÜÇÜK BİR POTRE ;HERYANI CENNET GİBİ GÖSTERMEYE ÇALIŞANLARA ,
KONUŞMALARINDA HAK VE HALK KELİMESİNİ AĞIZLARINDAN EKSİK ETMEYEN, SOKAKTAKİ İNSANIMIZDAN HABERİ OLMAYAN YÖNETİCİLERİMİZE GERÇEKLERİ
OBJEKTİF OLARAK GÖSTETEREN BU KAREDE ÇOOK HİKAYE VE KONU ÇIKAR.
VATAN HAİNİ KAÇAKÇISINDAN DABANDAKİ EKMEĞE MUHTAÇ GARİBANA..
HERBİRİ KENDİ İÇ DÜNYASINDA YAŞAYAN KİŞİLER,HERBİRİNİN YAŞAMI BİR ROMAN İNSANLARIMIZ,
YILLARA MEYDAN OKUYAN TAMİRDEN ÇIKMAYAN PİLAKASIYLA TARİHİ YANSITAN ÜÇ TEKERLEKLİ MOTORSİKLETDEKİ ADAM YILLARDAN BERİ BUMBAR VE CİĞER İŞİ YAPARAK AİLESİNE BAKAN EMEKTAR İŞ GÜCÜ HARCAYAN , VATANA MİLLETE HAYIRLI EVLATLAR YETİŞTİRMEK İÇİN GELENEK GÖRENEKLERİNDEN ÖDÜN VERMEYEN SIRADAN BİR İNSAN...
ÜÇ DÖRT KİŞİ PASTANE ÖNÜNDE ,OTURMUŞ SOHPET EDİYORDUK O ARA BUMBARCI KARŞI BAKKALA GİRDİ VE 2 DAKİKA GEÇMEDİ DIŞARI ÇIKTI YANIMIZDA BULUNANLARDAN BİRİ SESLENDİ
_HÜSEYİN DAHA EMEKLİ OLMADINMI ?
BUMBARCI BİZE DOĞRU GELDİ
_BİRAZ ÖNCE 10 LİRA BOZDURDUM BURADAN LAZIM OLUR DİYE ADAM EKSİK VERMİŞ ONU SÖYLEDİMDE BAKKAL YEMİN ETTİRİYOR 100 KURUŞ İÇİN , BU YAŞA KADAR hamallık yaptık ,eşşeklik KİMSENİN HAKKINA TENEZÜL ETMEDİK BU YAŞTAN SONRAMI EDECEZ , HARAMA İNAT HELAL KAZANÇ İÇİN BOKLA UĞRAŞIYOZ , SENİN YÜZ KURUŞUNU NEDEN İNKAR EDYİM ...
GÖĞSÜNÜ AÇAR AMELİYATLI ALANI GÖSTERİR ŞAHSIMA ŞAŞKINLIK İÇERİSİNDE DİNLEKTEYİM...
_DAHA 2 AY OLMADI ,ÖLÜMDEN DÖNDÜM , KALP KIRİZİ GEÇİRDİM BAYPAS OLDUM , BU HALİMLE EKMEYİMİ KAZANMAK İÇİN ALAH ADIYLA EMEKTARIMLA YOLA ÇIKIYORUM , BELKİDE SOKAĞIN BİRİNDE ÖLÜR KALIRIM ALLAH BİLİRYA , DÜNYA MALI İÇİN HELEDE DEĞERİ OLMAYAN BİRKAÇKURUŞA TENEZÜL EDİLİRMİ ? YAV.. BU İNSANLARIN İNANCI KALMAMIŞ HİÇBİRŞEYE...
YANIMDAKİ DAYI
_KARDEŞ MAŞALLAH 30 YIL ÖNCEDE AYNI BÖYLEYDİN SENİNLE FABRİKADA HAMALLIK YAPARKEN ODUR BUDUR HİÇ DEĞİŞMEMİŞSİN ÇALIŞMAK İİİ GELİYOR SANA BAK BİZ YAŞLANDIK SOKAKLARDA PİNEKLİYORUZ ,
BUMBARCI

_ AH O ZAMANLAR 200 KİLO BİZE OYUNCAK GELİYORDU , PAMUK DOLU HARALLARI OYUNLA KAMYONDAN KAMYONA ATARDIK , BİRDE RAHMETLİ VARDI ODA BİRBAŞKAYDI BE KARDAŞ , YORULMAK NEYDİ BİLMEZDİK....AKILLI ADAMIN HAMMALLIKTA NE İŞİ OLUR ? DEMİ BİZ O ZAMANLAR SOLCUYDUK PATRONDA SAĞCIYDI ECEVİTE VE ONA OY VERENLERE SÖVMÜŞTÜ HATIRLIYONMU , İŞÇİLERE BAZI HAKLARI VERDİ DİYE , BENDE İŞİ BIRAKMIŞTIM , BİR İLDEN DİĞER BİR İLE HAMAL OLARAK ÇAĞRILIYORDUM ,EŞŞEK OLUNCA SEMER VURAN ÇOK OLUYOR İŞTE....BİR ARKADAŞ MEZBAHANEDE ÇALIŞIYORDU BU İŞİ BANA O ÖNERMİŞTİ SAOLSUN ODUR BUDUR BU İŞİ YAPIYORUM , BU İŞLE 2 ÇOCUĞU ÜNÜVERSİTEDE OKUTDUM VALLA HATTA PARA ARTTIRIP EV BİLE ALDIM...
ŞİMDİ İSE MAFYA BIRAKMIYOR ALIPTA SATALIM , ADAMA KARDEŞ BEN BUNU 30 YILDIR YAPIYOM DİYOM ADAMDA TAMAM BUNDAN SONRADA BİZ YAPACAK DİYOR..NE YAPACAĞIMI ŞAŞIRMIŞIM ..BİDE ŞIRDAN İŞİ VARYA BUNUN İÇİNDE ,KÖŞE BUCAK HERTARAFTA 3 , 4 ADAM SATIRLI SOPALI DÜNKÜ ÇOCUKLAR HAPI ESRARI ATMIŞ KAFAYI BULMUŞ ÖLÜMÜNE MAFYA OLMUŞ , MİLLET AÇ YA '''
BENDE ŞUNU SORDUM ...
_ DAYI BEY EMEKLİLİK YOKMU ?...
_VAR OĞLUM VAR 68 LERDE BİRAZ SİGORTAMIZ VARDI SONRA ASKERLİĞİ FELAN KATTIK BİRDE TOPLU ÖDEME YAPTIKTA FIRSATTAN EMEKLİ OLDUK ,AMA YETİYORMU 450 LİRA ELEKTRİK SU ,BAKKAL DERKEN ALIŞVERİŞ BİLE YAPAMAZ OLUYOZ PAZARDAN , NASIL EDECEN ÇALIŞMAZSAK YİNEDE AÇIZ ..
ORDUBEYİ
22:06 - 24/8/2007 - {yok} -
|
Tanım
VATAN yuva demek ,yaşam özgürlük , hürriyet demek ,MİLLET birlik beraberlik içerisinde vatanı saydığı toprak üzerinde yaşayanlar demek , ASKER vatanın bütülüğünü birliğini , yaşayanlar adına koruyan demek ....BAYRAK vatanı ülke yapan , o ülkeyi temsil eden göklerin ,semahında dalgalanması gereken ülkeler arası simge demek..
( LAİKLİK ASLA DİNSİZLİK OLMADIĞI GİBİ,SAHTE DİNDARLIKLA MÜCADELE KAPISINI AÇTIĞI İÇİN ,HAKİKİ DİNDARLIĞIN GELİŞMESİ İMKANINI TEMİN ETMİŞTİR.LAİKLİĞİ DİNSİZLİKLE KARIŞTIRMAK İSTE
Ana Sayfa
 ORDUBEYİ ANASAYFAYA GERİ DÖN
RESİM ALANI WEB İÇİN KAYNAK MÜZİK PLEYIR YERLEŞTİRME ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DOĞAYA ZARARI ÖNLE DOSTELİ YARDIM DERNEĞİ siteniEĞLENCELİ HALE GETİR TÜKETİCİ KORUMA DERN AŞIK KEMALİ
Kategoriler
 ALKIŞLANACAK İŞLER
 you-tube ORDUBEYİ
 GAZETELER
 DOĞA ANA
 GENEL SAĞLIK
 HAYVANLAR ALEMİ
 POLİTİKA SİYASET
 İNSAN VE YAŞAM
 KOMİK
 ŞİİR
 EDEBİYAT
 TARİH VE OLAY
| ORDUBEYİ | | | | GEZBELLİ |
|