
ABF : Cemevlerimize saldırı, öğretimize ve inancımıza saldırıdır
BASINA VE KAMUOYUNA* Belediye Başkanlarının görevi, yıkmak-yakmak değil, halka hizmettir.
* Yıllar önce Karacaahmet Cemevini yıkmaya çalışan Recep Tayyip Erdoğan'ı Alevilerin hayırla anımsamadıklarını, Gökçek aklından çıkarmamalıdır.
* Cemevlerimize saldırı, öğretimize ve inancımıza saldırı olup, karşı duruş sergileyeceğimiz unutulmamalıdır.
Kentsel dönüşüm bahanesi ile evleri elinden alınan Dikmen halkının, haklarını korumak ve hak mücadelesi vermek için oluşturdukları "Direnme Hakkı Bürosu" geçen hafta sonu yakılmış ve bu nedenle tüm dikkatler; yapmış olduğu açıklamalar ve uygulamaları nedeni ile Büyükşehir Belediyesine çevrilmiştir. Melih Gökçek'in, Direnme Hakkı Bürosu'nun bulunduğu yerde, Büro yanmadan iki gün önce keşif yapmış olması da dikkatlerin Büyükşehir Belediyesi'ne yönelmesini sağlamıştır. Melih Gökçek, SES-TV de katılmış olduğu programda, haklarını korumak isteyen Dikmen Halkına saldırmış, bu saldırısı sırasında da, "Direnme Hakkı Bürosu" nun teröristlerin kontrolünde olduğunu ve bunlar tarafından yakıldığını söylemiştir. Devamında da, "Direnme Hakkı Bürosu" nun yakının da olan Cemevi ile ilgili olarak ta, "Bunlar yakında Cemevini de yakacaklar ve bizi suçlayacaklar." diyerek, Alevilerin ibadet yerleri olan Cemevini de yakmaları ve yıkmaları için bir anlamda taraftarlarına talimat vermiş bulunmaktadır. Belediye Başkanlarının görevi, yakmak-yıkmak ve provoke etmek değil, halka hizmet etmektir. Her gün toplumun bir kesimine saldırarak halka hizmet edilemez. Son günlerde, önce ODTÜ'ne saldıran, kentsel dönüşüm projesi adı altında Dikmen halkının yılların emeği ile elde ettiklerin varlıklarını gasp eden ve bu gaspa karşı direnç oluşturanların bürosunu yakılması ile yetinmeyerek, inancımızın ibadet yeri olan Cemevimizin yakılması-yıkılması için provokatif davranışlarda bulunmak, Belediye Başkanlığını hizmetleri arasında değildir. Yıllar önce, Karacaahmet Cemevimizi yıkmaya çalışan, RTE'den, Alevilerin hayırla anmadıklarını, Gökçek bir an olsa dahi aklından çıkarmamalıdır. Gökçek; Çukurambar'da, Dikmen Vadisi 1. Ve 2. Etap'ta, Havaalanı yolu üzerindeki kentsel dönüşüm alanlarında kalan Camilerin minarelerini koruyarak, kendi inancının taraftarlarına gösterdiği saygıyı, tüm inançlara ve hatta inançsızlara da göstermek; insanların inançlarını özgürce yaşamaları için yerel yönetimlere düşeni yapmanın Belediyecilik görevleri içinde olduğunu, hiç aklından çıkarmamalıdır. İnancımız saygısızlık ederse, unutmamalıdır ki, seçimlerde Ankara Halkı da, Dikmen halkı da bu yaptıklarının hesabını elbette ki, sandıkta soracaktır.(28. 08.2008) Ali BALKIZ ABF Genel Başkanı -- ALEVİ BEKTAŞ FEDERASYONU (ABF) Sokullu Mehmet Paşa Cad. İğde Sokak No:24 06450 Dikmen-Ankara Tel: (0.312) 480 15 55* Fax: (0.312) 480 15 75 E-mail : alevifederasyonu@gmail.comwww.alevifederasyonu.com
20:14 - 2/9/2008 - {yok} -
FOTOĞRAF kısa anlatım

YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, üniversitelerde şiddet barındıran olayların önlenmesi ve huzur ortamının korunması için yerleşkelerdeki güvenlik tedbirlerinin artırılmasını istedi.
Özcan, yayınladığı genelgede, "Şiddet barındıran olaylara fırsat vermemek için bu güvenlik önlemleri artırılırken, üniversitelerin özerk yapısı korunmalı ve demokratik hakların kısıtlanmamasına özen gösterilmelidir" dedi.
YÖK'ten yapılan açıklamaya göre, Özcan, üniversite rektörlüklerine yolladığı genelgede, yükseköğretim kurumlarının asli fonksiyonlarını yerine getirmelerinin ancak huzur ve güven ortamında mümkün olduğunu bildirdi.
ACABA SALDIRANLARMI JOPLANIP TUTUKLANDI ,YOKSA ÖĞRENCİLERMİ ?....
SUÇLU KİM ? HAKİMBEYİM.....
OLAYLAR NETİCESİNDE MHP ANTALYA İL ÖRGÜTÜNÜ FES ETTİ.....
CHP OLAYDAN HALEN HABERSİZ ÇIT YOK ....... MUHALEFETMİ ANLAMAK ZOR....
AA
Güncelleme: 15:24 TSİ 10 Mart 2008 Pazartesi
KESK-AR tarafından, TÜİK Hanehalkı İşgücü Anketi sonuçları, ÖSYM 2006 yılı faaliyet raporu ve Emekli Sandığı iştirakçi istatistikleri kullanılarak yapıldığı belirtilen araştırmada, kamuda uygulanan sıkı mali politikaların işsizlik oranlarını olumsuz biçimde etkilediği savunuldu.
İş bulma umudu olmayan, işe başlamaya hazır olup iş aramayanlar da dahil edildiğinde toplam iş gücünün 25 milyonu aştığı öne sürülen araştırmada, “İş bulma umudu olmayan, işe başlamaya hazır olup iş aramayanlar da dahil edildiğinde işsizlik oranı yüzde 16” denildi.
  
BUNA KARŞILIK BAŞBAKANIMIZ GÜNLÜK GÜNEŞLİK ORTAMLARDAN BAHSEDİYOR ,....MİLLET EKMEK YERİNE SU BİLE İÇEMEZKEN ,DAHADA DOĞURUN ALMANLAR YAŞLANDI DİYOR, HER EVE 3 ÇOCUK DAHA İSTİYOR....
.... AMERİKAYAMI GÖNDERECEK ACABA.....
Bayan Gül'ün özel yüzüğü |
|
Güler Sabancı'nın parmağına taktığı 65 bin YTL'lik 'İstanbul' yüzüğü, Hayrunnisa Gül'ün parmaklarında ışıldıyor
Cumhurbaşkanı Abdullah Güll'ün eşi Hayrunnisa Gül, Slovak sanatçılar Pavol Demes ve Martın Cako'nun "Bağlar ve Diyalog" isimli fotoğraf sergisinin açılışına katıldı. Gül'ün açılışa gelirken taktığı ve üzerinde İstanbul manzaraları bulunan yüzük dikkat çekti.
BİR YÜZZÜK BİR AİLEYİ KURTARIR DURUMDA....GARİBANA GÖNÜLLERİ KAPALI.... YAKIŞIR ....
 “Bu dönmede herhangi bir savunma yapmadım ve Sayın Başbakan’a gönderdiğim bir mektupla kendisine daha yararlı işlerle meşgul olması tavsiyesinde bulundum. Bugün süreç Türk milletinin gözü önünde cereyan etmektedir. Bugün benden savunma isteyen ve kendi demokratik anlayışıyla beni partiden ihraç edenler yarın yüce Türk milletine sandıkta hesap vereceklerdir. Bugün kapanan kapılar benim Türkiye’ye dair duyduğum heyecan ve sevdaya açılan yeni bir ufuk olacaktır.”
|
17:38 - 8/4/2008 - {yok} -
FOTOĞRAF kısa anlatım
HELE İNSANLAR FAKİRLEŞMESSE SİYASETCİ NASIL SİYASET YAPACAK , ASKARİ ÜCRET 480 YTL .İKEN MİLLETİ TEMSİL ETDİKLERİNİ İDDİA EDENLER...TEMSİLİ NASILDA BOL KESEDEN YAPIYORLAR BİR BAKALIM .... HABERLER ÇOK RAHATLATICI....
YAŞASIN VEKİLLERİMİZ KAHROLSUN ŞAKŞAKÇILAR .......
|
Sosyal Güvenlik Reformu'na 'Milletvekiline Zam' Maddesi |
|
Sosyal Güvenlik Reformu Tasarısı'na, Alt Komisyon Başkanı AKP'li Zekai Özcan'ın İtirazlarına Rağmen Son Dakikada, "Milletvekiline Zam" ve "Emekli Milletvekillerine Zamlı Temsil Tazminatı" Düzenlemesi Eklendi.
|
| Sosyal Güvenlik Reformu Tasarısı’na, Alt Komisyon Başkanı AKP’li Zekai Özcan’ın itirazlarına rağmen son dakikada, "milletvekiline zam" ve "emekli milletvekillerine zamlı temsil tazminatı" düzenlemesi eklendi.
Tasarının geçici 4. maddesinde yapılan düzenlemeyle hem emekliliğini haketmiş mevcut milletvekillerine 1500 YTL’den "Temsil Tazminatı"nın ödenmesi güvenceye alındı; hem de emekli milletvekillerine ödenen aynı miktardaki temsil tazminatına yüzde 70 zam yapıldı. Eski milletvekillerinin bu ödemeleri, 2 bin 550 YTL’ye çıkacak. Emekli milletvekili maaşı da bu artışla 4 bin YTL’den 5 bin YTL’nin üzerinde olacak. Emekli maaşı da alan bir milletvekilinin aylık geliri ise 11 bin 500 YTL’den 13 bin YTL’ye yükselecek. |
|
Bakanlar Kurulu’nun hazırladığı karar taslağına göre YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan’ın
maaşına en yüksek devlet memuru maaşının yüzde 200’ü zam yapılıyor. Prof. Özcan’ın maaşı
bu durumda 15 bin 450 YTL’yi bulacak. Cumhurbaşkanı’nın 16 bin 146 YTL aldığı
Türkiye’de eski YÖK Başkanı Prof. Erdoğan Teziç’e lojman ve araç tahsis edilmemişti. |
|
YÖK Başkanlığı’na atanmasının ardından önce yeni zırhlı araç, sonra da lojman tahsis edilen Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan’ın maaşına rekor oranda zam yapılıyor. Özcan’a en yüksek maaş alan devlet memurunun aldığı paranın yüzde 200’ü ödenecek. Bu konumdaki Başbakanlık müsteşarı halen toplam 5 bin 150 YTL maaş alıyor. Bu durumda YÖK Başkanı’nın maaşı da 15 bin 450 YTL’yi bulacak. Maliye Bakanlığı’nın olumlu görüş bildirdiği Bakanlar Kurulu Karar taslağı, Prof. Özcan’ın yanısıra YÖK Başkanvekili, Yürütme Kurulu üyeleri, Denetleme Kurulu Başkanı ve üyelerinin maaşlarında da büyük oranda zam yapılmasını öngörüyor.
İSTERSE SÖYLEMESİN Prof. Özcan ve üyelere yapılacak bu rekor zammın gündeme gelmesi öncesinde Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, 23 Ocakta Hilton Oteli’ndeki toplantıda Maliye Bakanlığı Müsteşarı Hasan Basri Aktan ile konuşurken açık kalan mikrofonların azizliğine uğramıştı. Kameraların da kaydettiği konuşma özetle şöyleydi:
Aktan: Yeni YÖK başkanının havası değişmiş. Gayet güzel sözler söylüyor?
Unakıtan: İsterse söylemesin...
Aktan: Bu ortamdan faydalanıp üniversite reformunu da yaparsak hükümet olarak sayın bakanım çok ciddi başarı olur.
Bürokrat: 300 milyona yakın üniversitelere iyileşme yapıyoruz yıllık. Gülüp oynasınlar, bir daha sesleri çıkmaz. Tarifeyi de ufak bir rötuşla geçiştiririz böylece.
UNAKITAN ONAYLADI 
Prof. Özcan, zam istemini bu konuşmanın ertesi günü Unakıtan’a yaptığı ziyarette gündeme getirdi. Unakıtan, zam istemini olumlu buldu. Bunun üzerine Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) harekete geçerek, bir Bakanlar Kurulu karar taslağı hazırladı. MEB bu taslağı yaklaşık 20 gün önce Maliye Bakanlığı’na gönderdi. Unakıtan, kararı 10 Mart günü onayladı. Unakıtan’ın onay yazısı, 02722 sayı ile Milli Eğitim Bakanlığı’na gönderildi. Taslak, bakanların imzasına açıldı. Maaş zamları, bakanların imzasının tamamlanmasının ardından yürürlüğe girecek.
MAAŞI 15 BiN YTL’Yi GEÇECEK
YÖK Başkanı ve diğer üyelerin maaş artış oranlarını belirleyen göstergeler son olarak 30 Mart 1993’te düzenlenmişti. YÖK Başkanı’na profesör olarak aldığı maaşın yüzde 65 fazlası ödeniyordu. 15 yıl aradan sonra yapılan ve 15 Mart 2008 tarihinden itibaren yürürlüğe girmesi öngörülen 8 maddeden oluşan Bakanlar Kurulu kararında ise YÖK Başkanı’nın maaşının "en yüksek devlet memuruna ödenen aylık taban aylığı, kıdem aylığı, yan ödeme ile özel hizmet, makam ve temsil tazminatları toplamının brüt tutarına yüzde 200 oranında hesaplanacak tutarda ücret edenmesi" benimseniyor. En yüksek maaş alan devlet memuru olan Başbakanlık müsteşarı halen toplam 5.150 YTL maaş alıyor. Bu durumda YÖK Başkanının maaşı da 15 bin 450 YTL’yi bulacak.
ESKi BAŞKANLARIN TEPKiSi
Vay be!.. Demek yüzde 200 zam
YÖK eski Başkanı Prof. Dr. Erdoğan Teziç’in Prof. Özcan’ın maaşına yapılacak artışı Hürriyet muhabirinden duyduğundaki ilk tepkisi "Vay be! demek yüzde 200" oldu. Teziç, "Kendisine lojman, araç ve maaş olanaklarının sağlanmadığı için kırgın olup olmadığı" sorusuna, "Ben artık elimi yıkadım ve her şey bitti. Kimseye bir kırgınlığım yok" cevabını verdi.
Bu görev para için değil şeref için
Eski YÖK Başkanı Prof. Dr. Kemal Gürüz, maaş artışına, "Bu yapılan ayıptır. Vicdana sığmaz. Bu görevler para için değil, şeref için, liyakat için yapılır" diyerek tepki gösterdi. Gürüz, şöyle konuştu:
"Türkiye’nin Yusuf Ziya Özcan ve ekibini iyi tanıması lazım. Anayasada YÖK Başkanı için zikredilen şartları taşımıyor. Başkanlığı tartışmalı olan bir isim. Böyle uzlaşma olmaz. YÖK Başkanı’nın maaşının neyi yetmiyormuş anlamadım." (HÜRRİYET) |
YÖK Başkanına zırhlı mercedes! |
Başörtüsü tartışmasının odağına oturan YÖK Başkanı Özcan'a, Erdoğan'ın talimatıyla son model zırhlı Mercedes tahsis edildi
Sabah'ın haberine göre, YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan'a tahsis edilen araç Başbakan Erdoğan'ın bindiği aracın aynısı, sadece iki yıl daha yaşlı; 2005 model Mercedes S 600 L. Mercedes Benz firmasından kiralanan 8 adet zırhlı Mercedes'e aylık 10 bin Euro kira bedeli ödenecek. Fabrika çıkış fiyatı 600-700 bin Euro (1.2 milyon YTL) olan araçlar, fiyatı yüksek bulunduğu için kiralama yoluna gidildi. Bu araçlardan 3'ü protokolde üst sırada oldukları için Başbakan yardımcılarına verilecek. Diğer 4 araç ise güvenlik riski taşıyan kamu görevlilerine verilecek. Zırhlı araç bekleyenler arasında Anayasa Mahkemesi Başkanı da var.
|
18:59 - 28/3/2008 - {yok} -
FOTOĞRAF kısa
HZ İsa heykeline yıldırım düştü, Hıristiyan alemi 'bu olay kötü işaret' diyerek kiliseye koştu. Brezilya Rio'daki dünyanın yedi harikasından biri olarak seçilen İsa heykeline yıldırım düştü, Hıristiyan alemi 'kötü işaret' diyerek kiliseye koştu. Dünyanın en büyük Hz. İsa heykeli, karnavallar kenti Rio'da tüm ihtişamıyla yükselmeye devam ediyor. Ama pazar günü çıkan fırtın sırasında heykele yıldırım düşmesi herkesi korkuttu. Olaya tanık olan Riolular dehşete kapıldı. Görgü tanıkları "Yıldırım öyle güçlüydü ki heykeli ikiye ayırdı sandık" dedi. Yıldırımın heykele düştüğü anı kaydeden amatörlerin çektikleri görüntüler, televiyon kanallarında yayımlanınca, Riolular arasında bir dedikodu yayılmaya başladı. Dedikoduya göre yıldırımın Hz. İsa heykeline düşmesi 'kötü bir işaret'. Bunun üzerine Hıristiyanlar kiliselere koştu. Herkes, din adamlarının olaya açıklık getirmesini istedi. Papazlar halkı yatıştırmaya çalıştı ama kiliselere koşturup dua edenler "O tepede paratoner de var. O varken nasıl oluyor da yıldırım heykele düşüyor?" dedi.
Rio'nun 700 metre yüksekliğindeki Concovado tepesinde bulunan 39.6 yüksekliğindeki, 700 tonluk beton heykel, dünyanın yeni 7 harikasları arasında da yer alıyor. Yıldırım düşmesi sonucu çok az hasar gördüğü açıklandı. anlatım
21:38 - 14/2/2008 - {yok} -
FOTOĞRAF kısa anlatım
Okullarda Üzerinde Yabancı Kelime ve Kahraman Olan Ürünlere Yasak İstiyoruz
Yayında Salı, 2007-09-11 13:02
Sayın İl Milli Eğitim Müdürüm,
Bildiğiniz gibi günümüzde çocuklarımız, ne yazık ki yabancı çizgi film kahramanları ile büyümektedir. Yabancıların bir takım sahte sanal kahramanlarını kendilerine örnek almaktalar ve yabancı hayranlığı bu şekilde adım adım bilinçaltlarına işlemektedir.
Yarın yabancı bir asker ülkesini işgal ettiğinde, ona yabancılık duymayacak ve kendisinden bilecek bu genç fidanımız. Daha tarihini tam olarak öğrenmediği, temiz, berrak ve bilgiye açık bir yaşta iken Türk coğrafyasına, İslam dünyasına ve tüm insanlığa zulmedenleri dost bilecek.
İşte buna engel olmak amacı ile Mavi Medya tarafından başlatılan Türk Tarihi Gerçek Öyküleri Çizgi Romanları Dizisi tasarısı kapsamında çocuklarımıza çizgi romanlar ile yakın tarihini anlatıyorduk. Tam bu sırada Eskişehir İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nden çok sevindirici bir haber aldık. Eskişehir İl MEB Başkanı Ertuğrul DİNDAR, okullarda; yabancı çizgi film kahramanlarını, yabancı kelimeleri içeren eşyalarla ve giysilerle okullara girilmesini yasakladıklarını açıkladı. Henüz Milli Eğitim Müdürlüğü'nden genel bir karar alınmamış olsa da yetkililer bu kararı desteklediklerini beyan etmişlerdir.
Elbette yasaklamak sadece çözüm değildir. Bu kapsamda tanıtımını ve dağıtımını yaptığımız çizgi romanlardan sonra şimdi de çeşitli kırtasiye ürünleri ve çizgi filmler konusunda da girişimlerimiz devam ediyor. Kendilerinin önüne doğruyu koymadıkça, onları suçlayamayız.
Sizler, tıpkı Eskişehir MEB Müdürlüğü'nün yaptığı gibi en azından okullarda birbirlerini örnek alarak başka milletlere hayran olarak yetişmelerine engel olabilirsiniz... Unutmayalım ki, kendi millî benliklerini bilmeyen milletler, başka milletlerin avı olurlar.
Saygılarımızla,
Ad Soyad
Yeniden Vatan ve Hürriyet Birliği
www.vatanbir.org
Müdürlük, aldığı bir kararla, yeni eğitim ve öğretim döneminde, öğrencilerin giydiği önlük, taktığı yaka, kullandığı çanta, araç ve gereçlerinde yabancı kelime içeren ve barbie bebek ile çizgi film karakterlerinin kullanılmasına izin vermeyecek. (Cihan Haber Ajansı) 05.09.2007 15:01
19:40 - 30/9/2007 - {yok} -
|
اَلإِسْلاَمُ حُسْنُ الْخُلُقِ |
|
İslâm, güzel ahlâktır. |
Milli Eğitim Bakanlığı’nın pazartesi günü Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren yönetmeliğe göre eski yönetmelikteki “Okul değiştirme” cezası öngören “Alkol veya bağımlı maddeleri kullanmak veya bulundurmak, başkalarını kullandırmaya teşvik etmek” maddesi değiştirildi. Bu madde kaldırılarak, “Başkalarını, alkol veya bağımlılık yapan maddeleri kullanmaya teşvik etmek” olarak sınırlandırıldı. Bu değişiklik ile alkol ve uyuşturucu kullanmak suç kapsamından çıkarıldı.
İlköğretim Genel Müdür Vekili İbrahim Er, yönetmelikteki değişiklik ile ilgili olarak, “Alkol ve uyuşturucu madde bağımlılığı normal değil, anormal bir durumdur ve ortada bir sorun vardır. Öğrenciyi okuldan atarak sorunu çözemezsiniz. Öğrenci okuldan uzaklaşınca tamamen kaybediliyor. Hatta bize ‘Neden onları dışlıyorsunuz’ deniliyordu. Okulda bir öğrencinin alkol veya uyuşturucu kullandığı tespit edilirse aynı okulda kalacak ve tedavi olacak” dedi.
DEĞİŞİKLİK MANTIKSIZ CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce de soru önergesi vererek, alkol veya bağımlılık yapan madde kullanma ve bulundurmanın, neden suç kapsamından çıkarıldığını sordu.
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in yanıtlaması istemiyle verilen soru önergesinde İnce, “Bu yönetmelikle, ilköğretim çağındaki bir öğrencinin, alkol veya bağımlılık yapan madde kullanması veya bulundurması suç olmaktan çıkarılırken, başkalarını teşvik etmesinin suç olarak değerlendirilmesi hangi pedagoji anlayışına ve mantığına dayanıyor?” sorusunu yöneltti.
20:42 - 25/8/2007 - {yok} -
FOTOĞRAF kısa anlatım

Hasan DEMİR
Başımıza daha ne gelecek!
Dün bu köşede Mahiye Morgül’ün topraklarımızı bölme planının bir parçası olarak takdim ettiği, “Nabukko Projesi” hakkında kısaca, “Nabukko, Azerbaycan’dan beri gelen enerji kaynaklarını İsrail’e ve Roma’ya aktarma projesidir. Adını Babil Kralı Nabukko’dan alır” notunu düştükten sonra, Tayyip Erdoğan’ın Moskova’ya gidip Putin’e, dediğini hatırlatmış ve sormuştuk: “- Erdoğan kimin adına gitmiştir Moskova’ya?” Başımıza gelenler! Sayın Morgül’ün bu iddiası, CHP’nin, “AKP Çalık Grubu için İsrail’de kulis yaptı” iddiası ile yan yana gelince ilginç bir durum çıkıyor ortaya. CHP Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Özyürek, önceki gün partisinin İstanbul İl Başkanlığı’nda yaptığı basın toplantısında, Başbakan Recep Tayip Erdoğan, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler’e üç soru sordu: “- Çalık Grubuna iş verin diye İsrail hükümeti nezdinde kulis yaptınız mı? Çalık Grubu’nun finansmanını da taahhüt ederek Ceyhan-İsrail arası boru hattı projeleri fizibilitesini yürütmesi işinin İsrail’den istendiği yönünde Dışişleri Bakanlığı’nın ‘Gizli’ damgalı bir yazısı var mı, yok mu? Başbakan Erdoğan’ın 29 yaşındaki damadı Berat Albayrak’ın Genel Müdürlük koltuğunda oturduğu Çalık Grubu bu işten ne kadar kâr sağlayacaktır?” Şâyet... Evet şâyet Sayın Morgül’ün söyledikleri ve CHP’nin iddiaları doğru ise, yani Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı, Dışişleri Bakanı ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Başbakan damadının Genel Müdür koltuğuna oturduğu bir şirket için devletin uçaklarına binip İsrail’den Rusya’ya kadar “iş istemeye” koşuyorlarsa ve bu insanlar “Partimizde yolsuzluk var, Ali Dibolar’ın önüne geçemiyoruz!” diyen milletvekillerini partilerinden ihraç etmiş birileriyse, dünya çok küçük, çağımız iletişim çağı ve ortalık uluslar arası sermaye adına hareket eden kâh özel kâh devlet ve milletleri adına başta Türkiye olmak üzere dünyanın her yerinde icrayı faaliyet eden resmî istihbarat elemanları ile dolu. Siz yabancı bir devletin akıllı ve ciddi bir devlet adamı olsanız ve karşınızdaki devletle çözülmesi gereken çok ciddi meseleleriniz olsa ve o devletin Başbakanı, Dışişleri bakanı ve diğer bakanları, aile mensupları adına uluslar arası alanda iş takibi yapan birileri olsa, meseleyi nasıl çözersiniz!
Bir şekilde çözersiniz ve bu çözüme millet elbette bir anlam veremez ve bu tür çözümlerin faturası masa altından el sıkışanlara değil millete kesilir, millete ödetilir. Ama elbette biz bütün bunlara inanmak istemiyoruz.
Ve tabii 3 Temmuz 2007’de İP Lideri Doğu Perinçek’in İstanbul İl Başkanlığı’nda yaptığı bir basın toplantısında Erdoğan’ın damadının Genel Müdürlüğünü yaptığı Çalık Holding’e Irak’ın kuzeyinde 20 milyon dolarlık Kürdistan Yurtseverler Birliği’nin Merkez Karargâhı ve Müzesi işinin verildiği iddiasını da hatırlamadan edemiyor insan.
Şimdi millet CHP’nin var olduğunu iddia ettiği, Dışişleri’nin Çalık Holding adına İsrail’den iş istediğine dair “Gizli” damgalı yazıyı görmek ve Dubai’deki GAP Dubai FTS Co Şirketi’nin Kürdistan Yurtseverler Birliği’nden ihale alıp almadığını ve Çalık Grubu’nun GAP Duba FTS Co Şirketi ile organik bir bağının olup olmadığını bilmek istiyor..
Çalık Grubu için İsrail yöneticileri ve Rusya Devlet Başkanı Putin’e bilgi verdiği iddia edilen değerli Türk büyükleri, bu bilgileri ekmeklerini yedikleri Türk milletinden herhalde esirgemezler.. Rahmetli babam, “Başımıza bir gelecek var” derdi. Bütün bu işler doğruysa, demek ki, başımıza gelecek olan AKP imiş, Erdoğan’mış.. ******>
SOYKIRIM
Türkmenlere çivili ve fermuar saplı bombalarla saldırmışlar. Soykırımdan mucize eseri kurtulan bu minik Türkmen’in bedeni, kahpe bombayla adeta kevgire dönmüş gibiydi.
Ambulans uçaklarla Türkiye’ye getirilen yaralıları tedaviye alan doktorlar, gördükleri vahşet karşısında dehşete düştü. Acı içinden inleyen Türkmenlerin vücutları, can kaybını artırmayı amaçlayan peşmergenin, bomba düzeneğine yerleştirdiği çivi ve fermuar parçalarıyla doluydu.
Vücutları delik deşik oldu
Kerkük’ün güneyinde gerçekleştirilen kanlı saldırıda ölenlerin sayısı 154’e ulaştı. Türkmen kentindeki saldırının bomba düzeneğinde çivi ve fermuar sapı kullanıldı.
Böyle vahşet görülmedi
Türkmeneli Yardımlaşma Derneği Genel Başkanı Beyatlı: Tuzhurmatu’daki katliamda yaralananların organlarında fermuar sapı çıktı. Türkler bölgeden çıkarılmak isteniyor.
Türkmeneli Sağlık Sosyal ve Yardımlaşma Derneği Genel Başkanı Aydın Beyatlı, “Türkiye’nin seçime odaklandığı bu süreçte 22 Temmuz’a kadar Irak’ta Türkmenlere yönelik yeni katliamlar olacağını tahmin ediyoruz” dedi.
Türkmen kenti Tuzhurmatu’da Cumartesi günü yaşanan katliama ilişkin bir açıklama yapan Beyatlı, bu katliamın, 2003’ten beri bölgede meydana gelen en büyük saldırı olduğunu vurguladı. Beş yakın akrabasını kaybettiği hain patlamanın profesyonelce gerçekleştirildiğine dikkati çeken Beyatlı, “Kayıbın fazla olması için bomba düzeneğinde çivi ve fermuar sapı gibi metaller kullanmışlar. Yaralıların iç organlarından fermuar sapları çıkıyor” diye konuştu.
Endişeliyiz.. Türkiye’nin seçime odaklandığı bu süreçte 22 Temmuz’a kadar yeni katliamlar olacağını tahmin ettiklerini anlatan Beyatlı şunları söyledi: “Biz zaten bu dönemde böyle bir saldırıyı bekliyorduk. Bunun olacağını da daha önce söylemiştik. Seçimlere kadar bu son saldırıda olduğu gibi, Kerkük, Tazehurmatu ve diğer Türkmeneli bölgesinde büyük katliamların yapılmasından endişe ediyoruz.” Patlamanın olduğu Kerkük’ün güneyindeki Emirli bölgesine Kürt grupların yerleştirilmek istendiğini kaydeden Beyatlı, “Türkmenler bölgeden çıkarılmak isteniyor” dedi.
Peşmerge yaptı Beyatlı sözlerini şöyle tamamladı: “Bölgeye giden 2 Türk ambulans uçağı 21 yaralıyı tedavi için Ankara’ya getirdi. Biz de dernek olarak, saldırıda yaralanan 10 kişiyi, Konya’daki özel hastanelerde tedavi ettirmek için getiriyoruz.”
Malatya Kerkük Kardeşlik Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Veysel Şahin de Tuzhurmatu’daki saldırının “Türkmenleri ikiye bölmeyi amaçlayan” Peşmergeler tarafından düzenlendiğini iddia etti. “Türklerin sabrını zorlayan bu saldırıyı şiddetle kınıyoruz” diyen Şahin, bölgeye acil yardım malzemesi sevkıyatı için çalışmalar yaptıklarını, halkın kendilerine destek olmasını istediklerini söyledi.
Türkmenlere şefkat eli
Ambulans uçakla Ankara’ya getirilen 21 Türkmen GATA’da tedavi altına alındı
Türkmen kenti Tuzhurmatu’ya bomba yüklü kamyonla düzenlenen hain saldırıda yaralanlara Türkiye elini uzattı.
154 kişinin öldüğü 270 kişinin de yaralandığı saldırıdan sonra Ankara, 21 yaralının Türkiye’de tedavisi için bölgeye iki askeri ambulans uçak gönderdi. Yaralı Türkmenler Ankara’ya getirilerek, GATA’da tedavi altına alındı. Yaralıların ilk ziyaretçilerden biri, Irak Türkmen Cephesi Genel Başkanı Saadettin Ergeç oldu. Ergeç, yaralalılardan birinin yolculuk sırasında öldüğünü söyledi. Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, bölgeye doktor ve ilaç göndermek için temaslarının sürdüğünü belirterek, yerel makamlardan talep gelmesi halinde ilave ambulans uçaklar göndermek istediklerini kaydetti.
|
| |
******>
ERBİL ÇUVALI!
ABD ile anlaşan Mesut Barzani, Türk Özel Kuvvetleri’nin irtibat bürosunu 3 gün önce kapatarak askerimizi sınır dışı etti.
HÜKÜMET OLAYI SAKLIYOR Saddam ve Çekiç Güç’ten beri Kuzey Irak’da görev yapan Genelkurmay Başkanlığı’na bağlı Türk Özel Kuvvetleri timinin Erbil’deki irtibat bürosu üç gün önce kapatıldı ve askerlerimize ‘derhal bölgeyi terk edin’ ültimatomu verildi. Bu alçaklık, sadece Barzani’nin arzusu ile değil ABD’nin kararı ve onayı ile gerçekleştirildi. Başbakan, bunlardan haberdardır ve olanları gizlemeye çalışmaktadır.
KÜRDİSTAN’A VERİLECEK Erbİl’den sınırdışı edilmek Misak-ı Millimiz içinde olan Musul’dan tamamen terk-i diyar etmek demektir. Erbil her ne kadar Kürt illerinden diye sunulsa da 300 binTürkmen nüfusu ile şehir merkezinin çoğunluğunu Türklerin oluşturduğu bir merkezdir. Dolayısı ile büronun kapatılması ile fiili bir durum yaratılıp bölgenin bağımsızlığının artık aşikar hale geldiği ve Kürdistan’a verileceği ilan edilmiş oluyor.
AlçaklIk: Barzani, Türk Özel Kuvvetleri’nin bürosunu kapattı
Dün öğle sularında yüz kızartan, feveran ettiren ve alçaklık dedirten bir bilgiye ulaştım. Doğruluğundan yüzde yüz emin olduğum haber şu: Peşmerge Barzani, Erbil’de görev yapan Türk Özel Kuvvetlerini sınır dışı ettirdi. Evet Saddam ve Çekiç Güç’den beri K.Irak’da görev yapan Genelkurmay Başkanlığına bağlı Türk Özel Kuvvetleri timinin Erbil’deki irtibat bürosu üç gün önce kapatıldı ve askerlerimize derhal bölgeyi terk edin ültimatomu verildi. Peki ABD bu çirkin gelişmenin neresinde midir? Zerre kuşkunuz mu var? Elbetteki merkezindedir. Yani Türk Özel kuvvetlerine bağlı özel timin irtibat bürosu sadece Barzani’nin arzusu ile değil bizatihi ABD’nin kararı ve onayı ile kapatılmıştır. Bölgede işgalcı konumunda olan ve fiili olarak Irak’ın sahibi gibi davranan ABD’nin bu olayın perde gerisindeki faili olduğu su götürmez bir hakikattır. Öyle çünkü Barzani gibi bir peşmerge önderi Vaşington’un direktifi olmadan böyle bir kararı değil uygulamak, aklına dahi getiremez. Peki Genelkurmayımıza bağlı Özel kuvvetler timinin Erbil’deki bürosunun kapatılması ne anlama mı geliyor? Erbil’den sınırdışı olmak Misak-ı Millimiz içinde olan Musul’dan tüm haklar bağlamında tamamen terk-i diyar olmak demektir. Erbil her ne kadar Kürt illerinden diye sunulsa da 300 binTürkmen nüfusu ile şehir merkezinin çoğunluğunu Türklerin oluşturduğu bir merkezdir. Dolayısı ile Özel Tim bürosunun kapatılması ile fiili bir durum yaratılıp bu bölgenin bağımsızlık ilanının artık aşikar hale geldiği Kürdistan’a verileceği ilan edilmiş oluyor. Bu da Kerkük gibi asırlardır Türk yurdu olan Musul’un Türkiye ve Türkmenler için tamamen kaybedilmesi anlamına geliyor. Dahası, atılan bu adım Kerkük için de tepki ölçme anlamında ölçü olacak.. Peki Özel Tim Bürosunun kapatılması neden mi şimdi? 1)ABD kamuoyu Irak’dan askerlerinin çekilmesi yönünde ayaktadır. Öyle ki Waşhington Times bile önceki günkü başyazısında kamuoyunun feverana dönüşen bu beklentisini dillendirmiştir. Onun içindir ki ABD artık Irak’da kendinden sonrasının inşası için harekete geçmiştir. Bunun için ilk adım da Bağımsız Kürdistan’ın ilanıdır. ABD bu proje kapsamında Türkiye’yi tamamen devreden çıkarmaya ve Kerkük öncesinde Musul ile tüm bağlarını kesmeye çalışıyor. ABD’nin Özel Tim Bürosunu kapatma kararı Kürdistan Devletinin ilanı yönünde kararlılık ilanı ve yukarıda belirttiğimiz gibi tepki ölçme aracıdır. 2) Özel Tim İrtibat Bürosunun kapatılmasının zamanlaması da Türkiye’deki konjonktürle ilgilidir. ABD seçime 15 gün kala hükümetin bunu mes’ele yapamayacağını düşünerek bu metodu izledi. Gelelim K.Irak’da yaşanan bu densizliğe hükümetin takındığı tutuma: Kural gereği elbette hükümet ve Başbakan bütün bunlardan haberdardır. Ancak ne hazindir ki AKP iktidarı, kıyameti koparacağına olanları gizlemeye çalışarak haberi örtme telaşındadır. Evet Türkiye uluslararası haklar gereği neredeyse 20 yıla yakın bir süredir bulunduğu Erbil ve Musul bölgesinde hakları çiğneniyor, hakarete uğruyor, kapı dışarı ediliyor ve milli çıkarlarına set çekiliyor lakin siyasi iktidar yani AKP bunu mes’ele yapacağına haberi gizlemeye çalışıyor. Bu sütundan haykırıyorum: Eyyy AKP’liler, ey iktidarı ele geçirenler. Erbil’de yaşanlar nedir, derhal ama derhal açıklayın. Dün Türk askerinin başına çuval geçirildiğinde susup, Nota verme çağrılarına bile “Ne notası, müzik notası mı” diye dalga geçtiniz ve Türk askerinin onuruyla oynanmasına izin verdiniz. Ama bugün artık dün değildir. Erbil’de olanları açıklayın ve neden sustuğunuzun hesabını verin. Bu suskunluk ve kabullenme artık gaflet ve delaleti de aşmıştır haberiniz ola. Eyyyy muhalefet, neden ortalığı yıkmıyor bu ABD mandacılarını millete teşhir etmiyorsunuz. Eyyyy seçmen hâlâ bunlara oy veririm diyorsan, ben ne diyebilirim ki sana!.. | | |
23:24 - 10/7/2007 - {yok} -
| ******>******>
MİLLET ALDANMASIN
Eski Başbakanlardan Necmettin Erbakan, Özel bir televizyonda katıldığı programda gündeme ilişkin soruları cevapladı.
Erbakan, “1990’larda 20. haçlı seferinin başlatıldığını, artık sağın solun kıymeti kalmayarak ’milli görüşçü müsün, ırkçı emperyalizmin işbirlikçisi misin’ayrımının önemli olduğunu” söyledi.
Raydan çıkardılar 22 Temmuz’daki seçimlerin “rastgele seçimlerden biri” olmadığını belirten Erbakan, “Bundan önceki seçimlerde ‘daha iyi mi yönetileceğiz, daha kötü mü’ yönetileceğiz seçimi var idi. Bu seçim ise ‘var mı olacağız, yok mu olacağız’ seçimidir” diyerek şöyle konuştu: “Amerika’nın 28 Şubat sürecinde etkisi oldu.5 Ocak’ta ABD’de toplantı yapıldı. ‘Biz, Refah Partisi’ni iktidardan indirmekle kalmamalıyız, bölmeliyiz, gençlik fikriyatından istifade etmeliyiz’ dediler. Amerika’nın planı bu. Elimizde bu plan... Bizim bu evlatlarımızı böylece raydan çıkarttılar, şimdi uçurumdan aşağı yuvarlanıyorlar”
Millet aldanmasın Erbakan, “Refah Partisi’nden ayrılanların ’bizi hoca kurdurdu, hoca öyle dahi ki iki koldan çalışıyor,’dediklerine dikkat çekerek, ” Millet bir defa aldanır iki defa aldanmaz, şimdi aynı şeyi yapıyorlar ama olmuyor “ dedi. Erbakan, emperyalistlerin Türkiye’yi almak istediğine, bu nedenle 22 Temmuz’daki seçimlerin Çanakkale Savaşı’ndan çok daha önemli olduğuna vurgu yaparak, ” Seçimde harakiri yapma. Seçimde AKP ve CHP’ye oy vermek kendini bıçaklamak demektir. AKP’ye oy vermek, cehenneme bilet almak gibidir. 3 Kasım’da gittin AKP’ye oy verdin. Yaptığın iş ne? Sırtına birer hortum bağladı. Hortumu AKP’ye teslim ettin, o da rantiyecilere verdi. “ dedi. Erbakan sözlerini şöyle sürdürdü: ” Sağ, sol kalmadı. İşbirlikçi mi milli görüşçü mü? 3 Kasım’da aldığın biletle sen kendin geldin buraya arkadaş. ‘Yapma’ dediğim halde, bu bileti aldın ve bu narkoz odasına düştün. Bundan sonra ne yapacaksınız? Milli görüş çadırından başka kurtuluşun yok.
Solucana benzediniz Cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgili olarak “Sizin eğilip bükülecek haliniz yok ki, yerdeki solucana benzediniz. Cumhurbaşkanını seçemedi, Abdullah Gül’ü seçtiremedi, halka seçtirmek istedi, yapamadı” diyen Erbakan, sözlerini şöyle tamamladı: “Bugün Türkiye’de 6 milyon işsiz, 15 milyon aç, 50 milyon fakirle Millet perişan halde. IMF, atın jokeyidir. AKP at yarışı spikeridir. TBMM Başkanı Bülent Arınç’ın AKP’de farklı bir çizgi çizdiği, milli görüşe yakın olup olmadığı” sorusu üzerine, Erbakan, “Bizim kapımız Bülent Arınç’a açıktır” karşılığını verdi. | |
23:56 - 4/7/2007 - {yok} -
FOTOĞRAF la kısa anlatım
 |
Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi kayıtları sadece muhtarlıklarda yer almıyor. Türkiye İstatistik Kurumunun internet sitesindende listeleri kontrol edebilirsiniz. |
SEÇMEN OLUP OLMADIĞINIZI KONTROL EDİNİZ....
http://www.tuik.gov.tr/
21:05 - 9/5/2007 - {yok} -
|
Tanım
VATAN yuva demek ,yaşam özgürlük , hürriyet demek ,MİLLET birlik beraberlik içerisinde vatanı saydığı toprak üzerinde yaşayanlar demek , ASKER vatanın bütülüğünü birliğini , yaşayanlar adına koruyan demek ....BAYRAK vatanı ülke yapan , o ülkeyi temsil eden göklerin ,semahında dalgalanması gereken ülkeler arası simge demek..
( LAİKLİK ASLA DİNSİZLİK OLMADIĞI GİBİ,SAHTE DİNDARLIKLA MÜCADELE KAPISINI AÇTIĞI İÇİN ,HAKİKİ DİNDARLIĞIN GELİŞMESİ İMKANINI TEMİN ETMİŞTİR.LAİKLİĞİ DİNSİZLİKLE KARIŞTIRMAK İSTE
Ana Sayfa
 ORDUBEYİ ANASAYFAYA GERİ DÖN
RESİM ALANI WEB İÇİN KAYNAK MÜZİK PLEYIR YERLEŞTİRME ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DOĞAYA ZARARI ÖNLE DOSTELİ YARDIM DERNEĞİ siteniEĞLENCELİ HALE GETİR TÜKETİCİ KORUMA DERN AŞIK KEMALİ
Kategoriler
 ALKIŞLANACAK İŞLER
 you-tube ORDUBEYİ
 GAZETELER
 DOĞA ANA
 GENEL SAĞLIK
 HAYVANLAR ALEMİ
 POLİTİKA SİYASET
 İNSAN VE YAŞAM
 KOMİK
 ŞİİR
 EDEBİYAT
 TARİH VE OLAY
| ORDUBEYİ | | | | GEZBELLİ |
|